İçeriğe geç

Alacağın Temliki Nedir? Devir Sözleşmesi ve Şartları

Son kontrol
19.10.2026
Okuma
11 dakika
Kısa yanıt

Alacağın temliki, alacaklının alacak hakkını başka bir kişiye devretmesidir ve kural olarak borçlunun rızasını gerektirmez. Yazıda devir sözleşmesinin geçerlilik şartları, noter işlemleri, borçluya bildirim, bağlı haklar ve devredenin sorumluluğu açıklanır.

Alacağın Temliki Nedir? Devir Sözleşmesi ve Şartları

Alacağın temliki, bir alacaklının borçludan talep etme hakkına sahip olduğu alacağı başka bir kişiye devretmesidir. Türk Borçlar Kanunu'nda "alacağın devri" olarak düzenlenen bu işlem sonucunda alacağın sahibi değişir. Borçlu ise kural olarak aynı borcu, aynı koşullarla yeni alacaklıya ödemekle yükümlü olur. Kanun, sözleşme veya işin niteliğinden kaynaklanan bir engel bulunmadıkça borçlunun rızası aranmaz.

İradi alacak devrinin geçerli olması için yazılı şekle uyulması gerekir. Ancak her alacağın devri mümkün değildir ve sözleşmenin hazırlanmasında alacağın kaynağı, kapsamı, mevcut durumu ve devir engelleri incelenmelidir. Özellikle ticari alacakların devri, tahsilat işlemleri, borçların ödenmesi ve devam eden hukuki takiplerde temlikin sonuçları önem taşır.

Alacağın Temliki Ne Anlama Gelir?

Alacağın temliki, mevcut borç ilişkisindeki alacaklı tarafın belirli bir alacak hakkı bakımından değişmesini sağlayan hukuki işlemdir. Bu ilişkide alacağını devreden kişi "devreden", alacağı kazanan kişi "devralan" ve ödeme yükümlülüğü devam eden kişi "borçlu" olarak adlandırılır. Temlik, alacağın bir bedel karşılığında satılması şeklinde yapılabileceği gibi karşılıksız olarak da gerçekleştirilebilir.

Örneğin bir işletmenin müşterisinden 150.000 TL tutarında fatura alacağı bulunduğunu düşünelim. İşletme, bu alacağını başka bir şirkete geçerli bir sözleşmeyle devredebilir. Böylece alacağı tahsil etme hakkı devralan şirkete geçer. Müşterinin borcu ise yalnızca alacaklı değiştiği için artmaz veya yeni bir borca dönüşmez.

İşlemin temel dayanağı, Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ila 194. maddeleridir. Alacağın devredilmesi, yazılı şekil, borçlunun korunması ve devredenin sorumluluğu hakkındaki düzenlemelere Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yayımlanan kanun metninden ulaşılabilir.

Alacağın Temliki Şartları Nelerdir?

Geçerli bir devir için yalnızca tarafların anlaşması yeterli değildir. Alacağın temliki şartları, devredenin hak sahipliğinden sözleşmenin şekline kadar farklı unsurları kapsar. Özellikle şu koşullar değerlendirilmelidir:

  • Devredilebilir bir alacak bulunmalıdır: Devredilmek istenen hakkın hukuken mümkün ve belirlenebilir olması gerekir. Ortadan kalkmış veya devredenin sahip olmadığı bir alacak, geçerli biçimde karşı tarafa geçirilemez.
  • Devredenin tasarruf yetkisi olmalıdır: Alacağı devreden kişinin ilgili hak üzerinde hukuken tasarrufta bulunabilmesi gerekir. Temsilci aracılığıyla yapılan işlemlerde temsil yetkisinin kapsamı da kontrol edilmelidir.
  • Geçerli bir devir anlaşması yapılmalıdır: Tarafların hangi alacağın kime devredildiği konusunda uyuşması ve devir iradesinin açıkça ortaya konulması gerekir.
  • Yazılı şekil korunmalıdır: Türk Borçlar Kanunu'nun 184. maddesi uyarınca iradi alacak devrinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Devir iradesini açıklayan kişinin gerekli imzası bulunmalıdır.
  • Hukuki engel bulunmamalıdır: Kanundan, asıl sözleşmeden veya alacağın niteliğinden kaynaklanan devir sınırlamaları dikkate alınmalıdır.

Bu koşulların yanında sözleşmenin genel geçerlilik şartları da uygulanır. Örneğin hukuka aykırı bir amaç, irade bozukluğu veya yetkisiz temsil, somut olayın özelliklerine göre işlemin geçerliliğini etkileyebilir. Devrin belirli bir bedel karşılığında yapılması ise zorunlu bir unsur değildir.

Hangi Alacaklar Devredilemez?

Bütün alacakların serbestçe devredilebileceğini düşünmek yanlıştır. Bazı haklar kişiye sıkı sıkıya bağlıdır. Kişinin şahsi ihtiyaçları ve özellikleri gözetilerek tanınan nafaka hakları, niteliği gereği devredilemeyen alacaklara örnek oluşturur. Bazı haklar bakımından ise özel kanun hükümleri ayrıca sınırlama getirir.

Taraflar, aralarındaki asıl sözleşmede alacağın devredilmesini tamamen yasaklayabilir veya belirli şartlara bağlayabilir. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 183. maddesinde, devir yasağı içermeyen yazılı borç tanımasına güvenen üçüncü kişiyi koruyan özel bir düzenleme de vardır. Bu nedenle yalnızca sözleşmedeki yasak ifadesine bakılarak her durumda aynı sonuca ulaşılamaz.

Gelecekte Doğacak Alacaklar Devredilebilir mi?

Henüz vadesi gelmemiş bir alacak ile henüz doğmamış bir alacak birbirinden ayrılmalıdır. Mevcut ancak ileri bir tarihte ödenecek alacaklar, diğer şartlar sağlanıyorsa devredilebilir. Gelecekte doğması beklenen alacakların devri de belirlenebilirlik ve hukuki geçerlilik koşulları çerçevesinde mümkün olabilir.

Örneğin belirli bir hizmet sözleşmesinden doğacak dönemsel alacakların devri kararlaştırılabilir. Ancak hangi hukuki ilişkiden kaynaklanan, hangi dönemlere ait alacakların devredileceği anlaşılmalıdır. Henüz doğmamış alacakların ne zaman ve hangi kapsamda devralana geçeceği, sözleşme hükümlerine ve somut olayın niteliğine göre değerlendirilir.

Alacağın Temliki Nasıl Yapılır?

İşlem, alacak hakkının incelenmesi ve yazılı devir sözleşmesinin hazırlanmasıyla gerçekleştirilir. Borçludan önceden onay alınması genel bir zorunluluk değildir. Bununla birlikte borçluya bildirim yapılması, tahsilatın doğru kişiye yönlendirilmesi bakımından önemlidir.

  1. Alacağın kaynağını belirleyin. Fatura, hizmet sözleşmesi, ödünç ilişkisi, mahkeme kararı veya başka bir hukuki işlemden doğan hakkın dayanağını inceleyin. Alacağın vadesini, tutarını, para birimini ve varsa faizini tespit edin.
  2. Devir engellerini araştırın. Asıl sözleşmedeki temlik yasağını, özel mevzuatı, mevcut uyuşmazlıkları ve alacağın üzerinde üçüncü kişilerin hak iddiası bulunup bulunmadığını kontrol edin.
  3. Devredilecek kapsamı netleştirin. Alacağın tamamının mı yoksa belirli bölümünün mü devredileceğini kararlaştırın. İşlemiş faizlerin, bağlı hakların ve teminatların durumunu ayrıca değerlendirin.
  4. Yazılı sözleşmeyi hazırlayın. Taraf bilgilerini, alacağın tanımını, devir iradesini ve varsa karşı edimi açıkça yazın. Geçerlilik için gereken imza şartlarını sağlayın.
  5. Belgeleri devralana teslim edin. Asıl sözleşme, borç tanıması, ödeme kayıtları ve tahsilata ilişkin diğer belgeleri düzenli biçimde aktarın.
  6. Borçluya bildirimde bulunun. Devrin gerçekleştiğini, yeni alacaklının kimliğini ve ödeme yöntemini bildirerek yanlış kişiye ödeme yapılması riskini azaltın.
  7. Dosya ve kayıtları güncelleyin. Devredilen alacak hakkında dava veya icra takibi yürütülüyorsa ilgili dosyada gerekli usuli işlemleri değerlendirin. Ticari işlemlerde muhasebe ve vergi kayıtlarını da kontrol edin.

Doğal gün ışığı alan sade bir hukuk bürosunda ahşap masa üzerinde açık bir sözleşme dosyası, kapalı evrak klasörleri ve metal bir kalemin hafif yandan çekilmiş gerçekçi fotoğrafı.

Alacağın Temliki Sözleşmesi Nasıl Hazırlanır?

Alacağın temliki sözleşmesi, devreden ile devralan arasındaki iradi devir işlemini ortaya koyar. Yazılı metinde alacağın yeterince belirli olması, sonradan ortaya çıkabilecek kapsam uyuşmazlıklarını azaltır. Genel bir ifade yerine borçlunun kimliği, alacağın kaynağı ve devredilen hakkın sınırları gösterilmelidir.

Sözleşmede bulunması yararlı başlıca bilgiler şunlardır:

  • Devreden ve devralanın kimlik veya ticaret unvanı bilgileri.
  • Alacağın borçlusu ve alacağın dayandığı hukuki ilişki.
  • Devredilen miktar veya miktarın belirlenmesini sağlayan ölçütler.
  • Alacağın tamamının ya da belirli bölümünün devredildiği.
  • Devrin karşılıklı edim içerip içermediği ve varsa ödeme koşulları.
  • Devir tarihi, devir iradesi, belge teslimi ve bildirim düzeni.
  • Mevcut ihtilaflar, tahsilatlar ve taraflar arasında kararlaştırılan sorumluluk hükümleri.

Alacağın nominal tutarı ile devir karşılığında ödenecek bedel birbirinden farklı olabilir. Örneğin tahsilat riski taşıyan bir alacak daha düşük bir bedelle devredilebilir. Bu iki tutarın sözleşmede ayrı gösterilmesi, sonradan hesap uyuşmazlığı yaşanmasını önler.

İradi devir için kural olarak adi yazılı şekil yeterlidir. Kanuni yazılı şeklin kapsamı bakımından devredenin imzası özellikle önem taşır. Devralanın da sözleşmeyi imzalaması, karşı edim ve diğer yükümlülüklerin kabulünün ispatı açısından tercih edilir. Somut sözleşmenin içeriğine göre imza gereklilikleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Alacağın Temliki Sözleşmesi Örneği Nasıl Olmalıdır?

Alacağın temliki sözleşmesi örneği hazırlanırken devrin açık biçimde ifade edilmesi gerekir. Örnek bir hüküm şu şekilde oluşturulabilir:

"Devreden, belirtilen borçlu ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan ve kapsamı işbu sözleşmede açıklanan alacağın tamamını, bağlı haklarıyla birlikte devralana devretmiştir. Devralan, söz konusu alacağı kararlaştırılan koşullarla devraldığını kabul eder. Devreden, alacağa ilişkin elindeki ispat belgelerini devralana teslim etmeyi kabul eder."

Bu ifade tek başına her işlem için yeterli bir sözleşme oluşturmaz. Borçlu, alacağın kaynağı ve kapsamı ilgili maddelerde somutlaştırılmalıdır. Ayrıca bedelli devirlerde ödeme şartları, teminatlar, devredenin sorumluluğu ve tarafların karşılıklı yükümlülükleri düzenlenmelidir. Özellikle yüksek tutarlı veya ihtilaflı alacaklarda hazır metnin somut işleme uyarlanması gerekir.

Alacağın Temliki Sözleşmesi Noterde Yapılmak Zorunda mı?

Alacağın temliki sözleşmesinin noter huzurunda yapılması genel bir geçerlilik şartı değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 184. maddesi yazılı şekli öngörür. Bu nedenle özel bir düzenleme gerektirmiyorsa taraflar, gerekli şekil şartlarını sağlayan yazılı sözleşmeyle alacak devrini gerçekleştirebilir.

Noterlik işlemi tercih edilmesi, imza ve belgeye ilişkin bazı ispat uyuşmazlıklarının azaltılmasına yardımcı olabilir. Ancak noter onayı bulunması, devredilen alacağın gerçekten var olduğunu veya borçlunun mutlaka ödeme yapacağını garanti etmez. Alacağın hukuki durumunun ayrıca incelenmesi gerekir.

Alacağın Temliki Sözleşmesi Noter Masrafı Ne Kadar?

Alacağın temliki sözleşmesi noter masrafı için her işlemde geçerli tek bir sabit tutar bulunmaz. İşlemin noterlikte düzenlenmesi veya imzanın onaylanması, belge kapsamı, sayfa ve nüsha sayısı ile uygulanabilecek harç ve vergiler toplam gideri etkileyebilir.

2026 yılı noterlik ücretlerine ilişkin resmi tarife Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanmıştır. Kesin masrafın öğrenilmesi için sözleşmenin kapsamı ve talep edilen noterlik işlemi belirtilerek hesaplama istenmelidir. Notere başvurulmayan devirlerde noterlik ücreti doğmaz; ancak işlemin niteliğine göre başka mali yükümlülükler söz konusu olabilir.

Alacağın Temliki Borçluya Bildirilmek Zorunda mı?

Borçluya bildirim, iradi alacak devrinin genel geçerlilik şartı değildir. Geçerli bir devir, borçlunun önceden haberdar olmasına bağlı olmadan gerçekleşebilir. Buna karşılık borçlunun hangi kişiye ödeme yapacağını bilmesi, işlemin güvenli biçimde yürütülmesi açısından önem taşır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 186. maddesine göre borçluya devir bildirilmemişse borçlu, önceki alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulabilir. Birden fazla devir yapılması durumunda da kanunun iyiniyetli ifaya ilişkin koruması gündeme gelebilir.

Bu nedenle bildirimde devredenin ve devralanın kimliği, devredilen alacağın kaynağı, varsa ilgili fatura veya sözleşme bilgileri ve ödeme yapılacak kişi açıkça belirtilmelidir. Yazılı bildirim ve teslimin belgelenmesi, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda ispat kolaylığı sağlar.

Borçlu birbirine aykırı alacaklılık iddialarıyla karşılaşırsa ödeme yapmadan önce gerekli belgeleri incelemelidir. Alacağın kime ait olduğunun çekişmeli olması durumunda, Türk Borçlar Kanunu'nun 187. maddesinde öngörülen ifadan kaçınma ve hâkimin belirlediği yere tevdi imkânı, kanuni şartları çerçevesinde değerlendirilebilir.

Borçlu Alacağın Temlikine İtiraz Edebilir mi?

Borçlunun rızasının aranmaması, savunma haklarını kaybettiği anlamına gelmez. Borçlu, alacağın devredildiğini öğrendiği sırada önceki alacaklıya karşı sahip olduğu savunmaları yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir.

Örneğin borcun daha önce ödendiği, sözleşmeden doğan alacağın hiç oluşmadığı veya zamanaşımına uğradığı iddiaları, şartları varsa devralana karşı da kullanılabilir. Borçlunun alacağın bir kısmını ödediğine ilişkin kayıtları da önemini korur.

Takas bakımından özel bir düzenleme bulunur. Borçlu, devri öğrendiği anda henüz muaccel olmayan karşı alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla takas edebilir. Böylece alacaklı değişikliğinin borçlunun hukuki durumunu haksız biçimde ağırlaştırması önlenir.

Alacağın Devriyle Hangi Haklar Yeni Alacaklıya Geçer?

Devir yalnızca ana para alacağıyla sınırlı sonuçlar doğurmayabilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 189. maddesine göre devredenin kişiliğine özgü olmayan öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer. Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.

Alacağa bağlı kefalet veya rehin gibi teminatlar, hukuki nitelikleri ve uygulanabilir özel hükümler çerçevesinde devirden etkilenebilir. Bununla birlikte her teminatın aynı şekilde kullanılabileceği varsayılmamalıdır. İlgili kayıtlar, güvence belgeleri ve gerekiyorsa sicil işlemleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Teminatların devri hakkındaki hukuki ayrımlar, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi bünyesinde yayımlanan akademik çalışmada da ele alınmaktadır. Özellikle taşınmaz rehniyle güvence altına alınmış veya birden fazla teminat içeren alacaklarda ayrıntılı değerlendirme önemlidir.

Alacağı Devreden Kişinin Sorumluluğu Nedir?

Devredenin sorumluluğu, alacağın bir karşı edim karşılığında devredilip devredilmediğine göre değişir. Türk Borçlar Kanunu'nun 191. maddesi uyarınca alacak bir edim karşılığında devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur.

Buna karşılık alacak karşılıksız devredilmişse veya kanun gereğince başkasına geçmişse önceki alacaklı, kural olarak alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir. Sözleşmede kararlaştırılan hükümler ve sorumluluğa ilişkin diğer hukuk kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.

Garanti sorumluluğu doğduğunda devralan, kanuni koşullara göre ödediği karşı edimin faiziyle iadesini, devir giderlerini, sonuçsuz tahsilat girişimlerinin giderlerini ve şartları oluşan diğer zararlarını talep edebilir. Bu nedenle devralanın yalnızca alacağın miktarını değil, tahsil edilebilirliğini ve taraflar arasındaki garanti düzenini de incelemesi gerekir.

Alacağın Temliki ile Borcun Üstlenilmesi Arasındaki Fark

Alacağın devri, borcun üstlenilmesi ve sözleşmenin devri birbirinden farklı hukuki işlemlerdir. Hangi yöntemin kullanılacağı, tarafların yalnızca ödeme talep hakkını mı yoksa daha geniş bir hukuki konumu mu aktarmak istediğine bağlıdır.

İşlemDeğişen hukuki konumTemel özellik
Alacağın devriBelirli alacağın sahibiBorçlunun rızası kural olarak aranmaz.
Borcun üstlenilmesiBorçlu konumuEski borçlunun kurtulmasını sağlayan dış üstlenmede alacaklı ile üstlenenin anlaşması gerekir.
Sözleşmenin devriSözleşmenin tarafıTaraf olma sıfatıyla birlikte sözleşmeden doğan hak ve borçlar aktarılır.

Örneğin kiraya verenin kira alacağını üçüncü kişiye devretmesi, tek başına kira sözleşmesindeki kiraya veren sıfatının bütünüyle değiştiği anlamına gelmez. Yalnızca alacak hakkının devri ile sözleşmenin tarafının değişmesi arasındaki bu ayrım, yanlış hukuki işlem kurulmasını önler.

İcra Takibindeki veya Dava Konusu Alacak Devredilebilir mi?

Bir alacak hakkında icra takibi başlatılmış olması, tek başına temlikin mümkün olmadığı anlamına gelmez. Ancak takip dosyasındaki alacağın kapsamı, gerçekleşmiş tahsilatlar, hacizler ve üçüncü kişilerin hakları dikkate alınmalıdır. Devralanın takipte alacaklı sıfatıyla işlem yapabilmesi için gerekli belgelerin dosyaya sunulması ve usuli gerekliliklerin yerine getirilmesi gündeme gelir.

Dava konusu alacağın devrinde ise davanın konusu ve taraf değişikliğine ilişkin usul hükümleri önem kazanır. Devir işlemi maddi hukuk açısından geçerli olsa bile devam eden yargılamada ayrıca işlem yapılması gerekebilir. Bu nedenle dava veya takip sürerken yapılan temliklerde devir tarihi, belgeler ve dosya durumu birlikte incelenmelidir.

Alacağın Temlikinde Dikkat Edilmesi Gereken Riskler

Temlik işlemlerinde en önemli risk, devralınan hakkın beklenen kapsamda mevcut olmaması veya tahsil edilememesidir. Özellikle ticari alacakların devrinde yalnızca fatura düzenlenmiş olması, alacağın tartışmasız olduğunu göstermeyebilir. Borçlunun ödeme kayıtları, sözleşmeye aykırılık iddiaları ve varsa önceki devirler incelenmelidir.

Kısmi devirlerde hangi miktarın kime ait olduğu açıkça belirlenmeli, işlemiş faizler ve tahsilatların nasıl paylaştırılacağı düzenlenmelidir. Birden fazla kişiye devir iddiası bulunması, alacağın geçerliliği ve hak sahipliği açısından ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir.

Devir sözleşmesi alacağın zamanaşımı süresini kendiliğinden yeniden başlatmaz. Ayrıca tarafların devir konusunda anlaşması, asıl borçlunun mevcut savunmalarını ortadan kaldırmaz. Bu sebeple özellikle vadesi geçmiş alacaklarda zamanaşımı ve daha önce yapılmış hukuki işlemler kontrol edilmelidir.

Devralanın tahsilat sürecinde kullanacağı kişisel ve ticari bilgilerin aktarılması da veri koruma yükümlülükleri bakımından değerlendirilmelidir. Gereğinden fazla belge paylaşılması veya alacak ilişkisinin dışındaki bilgilerin aktarılması, ayrı hukuki sorunlar doğurabilir.

Alacağın Temlikinde Bedel ve Masraflar Nasıl Değerlendirilir?

Devir karşılığında ödenecek bedel, tarafların anlaşmasına ve alacağın özelliklerine göre belirlenebilir. Alacağın nominal değeri, vadesi, tahsilat olasılığı, teminatları ve mevcut uyuşmazlıkları ekonomik değerlendirmede etkili olabilir. Bununla birlikte sözleşmede kararlaştırılan bedelin hukuken geçerli olması, alacağın tahsil edileceği anlamına gelmez.

Masraflar açısından noterlik işlemleri, hukuki danışmanlık, belge hazırlanması, gerektiğinde bildirim ve devam eden takip işlemleri birbirinden ayrılmalıdır. Ticari temliklerin vergisel ve muhasebesel sonuçları ise işlemin türüne ve tarafların durumuna göre değişebileceğinden tek bir maliyet hesabı bütün devirler için uygulanamaz.

Alacağın tahsili amacıyla yapılan devir ile bir borcun ifasına yönelik yapılan devir de ayrı değerlendirilmelidir. Türk Borçlar Kanunu'nun 192. maddesi, borcu ifaya yönelik devirde mahsup edilecek miktar belirlenmemişse devralanın yalnızca tahsil ettiği veya gereken özeni gösterseydi tahsil edebileceği miktarı kendi alacağına mahsup etmesini öngörür. Bu ayrım, temlikin mevcut borcu hangi ölçüde sona erdirdiğinin belirlenmesinde önem taşır.

Hazırlayan: Hakname Editör Ekibi Yayın: 30 Ekim 2026 Nasıl hazırlıyoruz?

Bu sayfa genel bilgi verir, hukuki danışmanlık değildir. Süre, yetkili merci ve harç gibi bilgiler değişebilir; işlem yapmadan önce yürürlükteki mevzuatı ve ilgili kurumu kontrol edin, gerekirse bir avukata danışın.

Bu sayfada eksik ya da hatalı bilgi mi var?