İçeriğe geç

Hukuk sözlüğü

Dilekçe, dava, icra ve idari başvurularda geçen terimlerin sade tanımları. Her terimde yasal dayanak ve ilgili kavramlar yer alır.

60 terim20 harf

A

  • Adli tatil

    Adli tatil, mahkemelerin her yıl 20 Temmuz'da çalışmaya ara verip 31 Ağustos'ta sona erdirdiği dönemdir. Bu sürede kanunda sayılan acil işler dışındaki davalara bakılmaz ve tatile rastlayan bazı süreler tatil bitiminden sonra uzamış sayılır.

  • Adli yardım

    Adli yardım, kendisini ve ailesini önemli ölçüde zor duruma düşürmeden yargılama veya icra takibi giderlerini karşılayamayan kişilere bu giderlerden geçici olarak muaf tutulma ve gerekirse avukat sağlanması imkânıdır.

  • Arabuluculuk

    Arabuluculuk, uyuşmazlığın tarafsız ve bağımsız bir arabulucunun yardımıyla tarafların kendi iradeleriyle çözüme ulaşmasını amaçlayan yöntemdir. Kanunda sayılan bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur; buna dava şartı arabuluculuk denir.

B

  • Bilgi edinme hakkı

    Bilgi edinme hakkı, herkesin kamu kurum ve kuruluşlarının elinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi ve belgelere erişmek için başvuru yapabilmesini sağlayan haktır. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile düzenlenmiştir.

  • Bilirkişi

    Bilirkişi, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemenin ya da savcılığın görüşüne başvurduğu uzman kişidir. Bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz; hâkim raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.

C

  • Cevap dilekçesi

    Cevap dilekçesi, hukuk davasında davalının dava dilekçesine karşı savunmasını, itirazlarını ve delillerini mahkemeye yazılı olarak bildirdiği dilekçedir. Kural olarak cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır.

D

  • Duruşma

    Duruşma, tarafların mahkeme önünde dinlendiği, delillerin incelendiği ve yargılama işlemlerinin tutanağa geçirildiği oturumdur. Duruşmalar ve kararların bildirilmesi kural olarak herkese açıktır; gizlilik ancak kanunda sayılan hâllerde mümkündür.

E

  • e-Tebligat

    e-Tebligat, tebligatın kâğıt yerine Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden muhatabın elektronik adresine gönderilmesidir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

  • Ecrimisil

    Ecrimisil, bir taşınmazı hak sahibinin izni olmadan ve haksız olarak kullanan kötü niyetli zilyedin, bu kullanım karşılığında hak sahibine ödemekle yükümlü olduğu tazminattır. Uygulamada haksız işgal tazminatı olarak da anılır.

G

  • Gerekçeli karar

    Gerekçeli karar, mahkemenin verdiği hükmün hangi olaylara, delillere ve hukuki sebeplere dayandığını açıklayan yazılı karar metnidir. Anayasaya göre bütün mahkemelerin her türlü kararı gerekçeli olarak yazılır.

  • Gider avansı

    Gider avansı, hukuk davalarında tebligat, bilirkişi, tanık ve keşif gibi yargılama giderlerini karşılamak için davacının dava açarken mahkeme veznesine yatırdığı tutardır. Miktarı her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılan gider avansı tarifesiyle belirlenir.

  • Görevli mahkeme

    Görevli mahkeme, davanın konusuna göre o uyuşmazlığa bakmakla kanunen görevlendirilmiş mahkeme türüdür. Asliye hukuk, sulh hukuk, aile, iş, tüketici veya asliye ticaret mahkemesi ayrımı görevle ilgilidir; görev kuralları kamu düzenindendir.

H

  • Haciz

    Haciz, kesinleşmiş bir icra takibinde alacağın ödenmesini sağlamak amacıyla borçlunun mallarına, alacaklarına ve haklarına icra dairesince el konulmasıdır. Haczedilen mal satılarak elde edilen bedelden alacaklıya ödeme yapılır.

  • Hak düşürücü süre

    Hak düşürücü süre, bir hakkın kullanılması için kanunda öngörülen ve geçtiğinde hakkın kendisinin sona erdiği süredir. Hâkim bu süreyi taraflar ileri sürmese bile kendiliğinden dikkate alır; bu yönüyle zamanaşımından ayrılır.

  • Harç

    Harç, mahkeme, icra dairesi, tapu ve noter gibi resmî mercilerde yapılan işlemler karşılığında devlete ödenen ve 492 sayılı Harçlar Kanunu ile düzenlenen mali yükümlülüktür. Yargı harçları dava açılırken ve yargılama sırasında ödenir.

  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

    Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında kurulan iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına ilişkin hükmün belirli koşullarla açıklanmayıp beş yıllık denetim süresine bağlanmasıdır. Kısaca HAGB olarak anılır; bu süre boyunca hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz.

I

  • Islah

    Islah, davanın taraflarından birinin daha önce yaptığı bir usul işlemini karşı tarafın onayı aranmaksızın kısmen veya tamamen düzeltmesidir. Aynı davada yalnız bir kez kullanılabilir ve tahkikat sona erinceye kadar yapılabilir.

İ

  • İhbar süresi

    İhbar süresi, belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmek isteyen tarafın bunu karşı tarafa önceden bildirmesi gereken ve işçinin kıdemine göre değişen süredir. Kanundaki bu süreler asgaridir ve sözleşmeyle artırılabilir.

  • İhtarname

    İhtarname, bir kişinin karşı taraftan borcunu ödemesini, belirli bir davranışta bulunmasını veya bir durumu düzeltmesini istediği ve bunu ispat edilebilir biçimde bildirdiği yazılı uyarıdır. Genellikle noter aracılığıyla gönderilir ve sonraki hukuki süreçte delil olarak kullanılır.

  • İhtiyati haciz

    İhtiyati haciz, para alacağının tahsilinin tehlikeye düşmesini önlemek için alacaklının talebi üzerine mahkeme kararıyla borçlunun mallarına, dava veya takip sonuçlanmadan geçici olarak el konulmasıdır. Rehinle güvence altına alınmamış para alacakları için istenebilir.

  • İhtiyati tedbir

    İhtiyati tedbir, uyuşmazlık konusu mal veya hakta meydana gelebilecek bir değişiklik yüzünden hakkın elde edilmesinin zorlaşmasını ya da gecikme nedeniyle ciddi bir zarar doğmasını önlemek için mahkemenin dava sonuçlanıncaya kadar verdiği geçici koruma kararıdır.

  • İlam

    İlam, mahkemenin yargılama sonunda verdiği hükmün taraflara verilmek üzere yazılıp imzalanan ve mühürlenen resmî nüshasıdır. Para, taşınır, taşınmaz veya bir işin yapılmasına ilişkin ilamlar icra dairesi aracılığıyla zorla yerine getirilebilir.

  • İlamsız takip

    İlamsız takip, alacaklının elinde mahkeme kararı bulunmadan icra dairesine başvurarak alacağını tahsil etmek için başlattığı icra takibidir. Borçluya ödeme emri gönderilir; borçlu süresinde itiraz ederse takip durur.

  • İstihkak

    İstihkak, icra hukukunda haczedilen bir malın borçluya değil üçüncü bir kişiye ait olduğunun veya üzerinde üçüncü kişinin rehin hakkı bulunduğunun ileri sürülmesidir. Bu iddia icra dairesine bildirilir ve gerekirse icra mahkemesinde istihkak davasıyla çözülür.

  • İstinaf

    İstinaf, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın hem olaylar hem hukuki değerlendirme yönünden bölge adliye mahkemesi veya bölge idare mahkemesi tarafından yeniden incelenmesini sağlayan olağan kanun yoludur. Kesin olmayan kararlara karşı başvurulur.

  • İştirak nafakası

    İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık sonrasında velayet kendisine verilmeyen ana ya da babanın, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak için ödediği nafakadır. Çocuk adına velayet sahibi tarafa ödenir.

  • İtirazın iptali

    İtirazın iptali, ilamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesiyle duran takibin devamını sağlamak için alacaklının genel mahkemede açtığı davadır. Alacaklı bu davada alacağının varlığını genel hükümlere göre ispat eder.

  • İtirazın kaldırılması

    İtirazın kaldırılması, ilamsız takipte borçlunun itirazıyla duran takibin devam edebilmesi için alacaklının icra mahkemesine yaptığı başvurudur. Genel mahkemedeki itirazın iptali davasından farklı olarak belgelere dayalı ve daha hızlı bir inceleme yapılır.

  • İzale-i şuyu

    İzale-i şuyu, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu bir malda ortaklığın sona erdirilmesidir; günümüzde ortaklığın giderilmesi olarak adlandırılır. Paydaşlar paylaşma biçiminde anlaşamazsa her paydaş sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açabilir.

K

  • Kanun yolu

    Kanun yolu, bir mahkeme kararının hukuka veya olaylara aykırı olduğu iddiasıyla üst bir yargı merciine götürülerek denetlenmesini sağlayan başvuru yoludur. İstinaf ve temyiz olağan, yargılamanın yenilenmesi ve kanun yararına bozma ise olağanüstü kanun yollarıdır.

  • Katılan

    Katılan, suçtan zarar gören kişinin kamu davasına taraf olarak dahil olmasıyla kazandığı sıfattır. Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek davaya katılabilir.

  • Kesinleşme şerhi

    Kesinleşme şerhi, bir mahkeme kararının artık olağan kanun yollarıyla değiştirilemeyecek hâle geldiğini gösteren ve ilamın altına veya arkasına yazılıp tarih, mahkeme mührü ve hâkim imzasıyla tamamlanan kayıttır. Tapu, nüfus ve icra işlemlerinde kararın kullanılması için istenir.

  • Kıdem tazminatı

    Kıdem tazminatı, iş sözleşmesi kanunda sayılan sebeplerle sona eren ve en az bir yıl çalışmış işçiye, her tam hizmet yılı için otuz günlük ücret tutarında ödenen tazminattır. Dayanağı, 1475 sayılı eski İş Kanununun yürürlükte bırakılan 14. maddesidir.

  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararı

    Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı veya kovuşturma olanağı olmadığı sonucuna vardığında verdiği karardır. Uygulamada kısaca KYOK olarak anılır.

M

  • Menfi tespit

    Menfi tespit, kişinin kendisinden istenen bir borcun bulunmadığını mahkeme kararıyla tespit ettirmek için açtığı davadır. Özellikle icra takibine konu edilen veya edilmesinden endişe edilen borçlar için takipten önce ya da takip sırasında açılabilir.

  • Mirasçılık belgesi

    Mirasçılık belgesi, ölen kişinin yasal mirasçılarını ve miras paylarını gösteren resmî belgedir; halk arasında veraset ilamı olarak bilinir. Başvuru üzerine sulh hukuk mahkemesince veya noterlikçe verilir.

  • Müşteki

    Müşteki, bir suç nedeniyle zarar gördüğünü ileri sürerek Cumhuriyet savcılığına veya kolluğa şikâyette bulunan kişidir. Ceza Muhakemesi Kanunu bu kişiyi şikâyetçi olarak anar; müşteki kelimesi uygulamada ve tutanaklarda yaygın olarak kullanılır.

  • Muvazaa

    Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir işlem yapma konusunda anlaşmalarıdır. Görünürdeki işlem tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için geçersizdir; sözleşmenin yorumunda kullanılan sözcüklere değil gerçek ve ortak iradeye bakılır.

Ö

  • Ödeme emri

    Ödeme emri, ilamsız icra takibinde icra dairesinin borçluya gönderdiği ve borcu belirli süre içinde ödemesini, itirazı varsa aynı süre içinde bildirmesini isteyen resmî belgedir. Ödeme emrinin tebliğiyle ödeme ve itiraz süreleri başlar.

  • Ön inceleme

    Ön inceleme, hukuk davalarında dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ve tahkikata geçilmeden önce yapılan aşamadır. Mahkeme bu aşamada dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler ve tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder.

R

  • Reddi miras

    Reddi miras, yasal veya atanmış mirasçının mirasbırakandan kalan mal ve borçlarla birlikte terekeyi kabul etmediğini sulh hukuk mahkemesine beyan etmesidir. Mirası reddeden kişi, mirasbırakanın borçlarından kural olarak sorumlu olmaz.

  • Resen

    Resen, bir makamın veya mahkemenin taraflardan bir talep gelmesini beklemeden kendiliğinden harekete geçmesini ifade eder. Örneğin hukuk mahkemesi, dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen araştırır.

S

  • Saklı pay

    Saklı pay, kanunun belirli mirasçılara güvence altına aldığı ve mirasbırakanın vasiyet veya bağışlarla ortadan kaldıramayacağı miras payı bölümüdür. Saklı paylı mirasçılar altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir.

  • Sanık

    Sanık, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir. Kovuşturma, Cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianamenin mahkemece kabulüyle başlar; bu andan itibaren şüpheli sanık olarak anılır.

Ş

  • Şüpheli

    Şüpheli, soruşturma evresinde, yani suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin mahkemece kabulüne kadar geçen dönemde, suç şüphesi altında bulunan kişidir. İddianame kabul edildiğinde şüpheli sanık sıfatını alır.

T

  • Tahliye taahhütnamesi

    Tahliye taahhütnamesi, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağını kiraya verene karşı yazılı olarak üstlendiği belgedir. Kiracı bu tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren, bir ay içinde icraya başvurarak veya dava açarak kira sözleşmesini sona erdirebilir.

  • Tapu iptali ve tescil

    Tapu iptali ve tescil, tapu kaydının hukuki sebepten yoksun veya geçersiz bir işleme dayandığı iddiasıyla kaydın iptal edilmesi ve taşınmazın gerçek hak sahibi adına tapuya tescili için açılan davadır. Kanunda tapu sicilinin düzeltilmesi davası olarak düzenlenmiştir.

  • Tebligat

    Tebligat, bir dava, icra takibi veya idari işlemle ilgili belgenin kanunda gösterilen usule uygun olarak ilgilisine resmen bildirilmesidir. Tebliğ tarihi itiraz, cevap ve kanun yolu gibi birçok sürenin başlangıcı sayıldığı için tebligatın ne zaman yapıldığı büyük önem taşır.

  • Temyiz

    Temyiz, bölge adliye mahkemesi kararlarının Yargıtay, bölge idare mahkemesi ve Danıştay dava dairesi kararlarının ise Danıştay tarafından hukuka uygunluk yönünden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Temyiz incelemesinde kural olarak olaylar yeniden araştırılmaz.

  • Tenkis

    Tenkis, mirasbırakanın vasiyet veya sağlığında yaptığı kazandırmalarla saklı pay sahibi mirasçıların payını zedelemesi hâlinde, bu tasarrufların kanuni sınıra indirilmesidir. Saklı payı zedelenen mirasçı bu sonucu tenkis davasıyla elde eder.

  • Tensip zaptı

    Tensip zaptı, dava dosyası mahkemeye geldikten sonra hâkimin dosyayı ilk kez inceleyerek yapılacak işleri belirlediği ara karar tutanağıdır. Kanunda bu adla düzenlenmemiş, uygulamada yerleşmiş bir adlandırmadır; tebligat, harç, delil ve duruşma hazırlığına ilişkin kararları içerir.

  • Tüketici hakem heyeti

    Tüketici hakem heyeti, tüketici ile satıcı veya sağlayıcı arasındaki, değeri kanunda belirlenen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklara bakan ve Ticaret Bakanlığınca oluşturulan mercidir. Bu sınırın altındaki uyuşmazlıklarda heyete başvuru zorunludur.

U

  • UYAP

    UYAP, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nin kısaltmasıdır ve adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi için oluşturulmuş sistemdir. Mahkemeler, icra daireleri ve savcılıklar dosya işlemlerini bu sistem üzerinden yürütür; vatandaşlar dosyalarına Vatandaş Portal ile erişir.

  • Uzlaştırma

    Uzlaştırma, kanunda sayılan suçlarda şüpheli veya sanık ile mağdur ya da suçtan zarar görenin bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşmaya varmalarını sağlayan ceza muhakemesi kurumudur. Uzlaşma sağlanırsa kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşer.

V

  • Vasiyetname

    Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra malvarlığının kimlere ve nasıl geçeceğini saklı paylar dışında kalan kısımda belirlediği tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Resmî, el yazılı veya olağanüstü durumlarda sözlü olarak yapılabilir.

  • Vekaletname

    Vekaletname, bir kişinin başka bir kişiye kendi adına hukuki işlem yapma veya kendisini temsil etme yetkisi verdiğini gösteren belgedir. Avukata verilen dava vekaletnamesi noterce düzenlenir veya onaylanır; tapuda işlem gerektiren vekaletnameler noterde düzenleme şeklinde yapılır.

  • Velayet

    Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması, temsili ve mallarının yönetimi konusunda ana ve babaya kanunla tanınan hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Evlilik devam ederken ana ve baba velayeti birlikte kullanır.

Y

  • Yetkili mahkeme

    Yetkili mahkeme, davanın hangi yerdeki mahkemede açılacağını belirten kavramdır. Genel kural, davanın davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesinde açılmasıdır; kanun bazı davalar için başka veya kesin yetkili yerler öngörür.

  • Yoksulluk nafakası

    Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer eşten onun mali gücü oranında istediği nafakadır. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz.

Z

  • Zamanaşımı

    Zamanaşımı, bir alacağın kanunda belirlenen süre içinde istenmemesi hâlinde borçlunun ödemekten kaçınabilmesini sağlayan süredir. Süre dolmakla alacak tamamen ortadan kalkmaz; ancak borçlu zamanaşımını ileri sürerse alacak dava veya takip yoluyla zorla tahsil edilemez.