Koşullu salıverilme, hükümlünün kanuni infaz süresini iyi hâlli olarak tamamladıktan sonra cezasının kalan kısmını koşullu biçimde ceza infaz kurumu dışında geçirmesidir. İnfaz oranları suç türüne ve özel hükümlere göre değişirken denetim yükümlülüklerinin ihlali veya denetim süresinde kasıtlı suç işlenmesi koşullu salıverilme kararının geri alınmasına neden olabilir.
Koşullu salıverilme, hapis cezasına mahkûm edilen hükümlünün kanunda belirlenen infaz süresini iyi hâlli olarak tamamlaması durumunda, cezasının kalan bölümünü ceza infaz kurumu dışında ve belirli koşullara bağlı olarak geçirmesine imkân tanıyan bir infaz kurumudur. Şartla tahliye olarak da bilinen bu uygulama, mahkûmiyet kararını ortadan kaldırmaz. Hükümlü, belirlenen denetim süresini kurallara uygun geçirdiğinde cezası infaz edilmiş sayılır.
Türkiye'de koşullu salıverilmenin temel dayanağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesidir. Genel infaz rejiminde süreli hapis cezalarının yarısının infaz edilmesi esas alınırken suçun türü, tekerrür durumu ve özel hükümler nedeniyle bu oran değişebilir. Düzenlemenin güncel hükümleri Adalet Bakanlığının mevzuat sistemi üzerinden incelenebilir. Koşullu salıverilme tarihi, yalnızca mahkûmiyet süresine bakılarak kesin biçimde belirlenemez.
Koşullu Salıverilmenin Şartları Nelerdir?
Koşullu salıverilme hakkının değerlendirilmesi için hükümlünün ilgili infaz rejiminde öngörülen süreyi tamamlaması ve ceza infaz kurumunda iyi hâlli olduğunun belirlenmesi gerekir. Süre şartının gerçekleşmesi tek başına tahliye için yeterli değildir. Ceza infaz kurumu tarafından hazırlanan değerlendirme raporu ve infaz hâkimliğinin kararı da sürecin parçalarıdır.
Koşullu salıverilmenin başlıca şartları şunlardır:
- Kesinleşmiş mahkûmiyet: Hapis cezasının infazına esas alınan mahkûmiyet hükmünün kesinleşmiş olması gerekir.
- Gerekli infaz süresi: Suç ve hükümlünün hukuki durumuna göre belirlenen koşullu salıverilme süresi tamamlanmalıdır.
- İyi hâl: Hükümlünün kurallara uyumu, davranışları ve topluma yeniden uyum bakımından durumu olumlu değerlendirilmelidir.
- Yasal engel bulunmaması: Koşullu salıverilmenin uygulanamayacağı özel bir suç veya infaz rejimi söz konusu olmamalıdır.
- İnfaz hâkimliği kararı: İlgili rapor incelenerek koşullu salıverilme konusunda karar verilmelidir.
Bu koşullar birlikte değerlendirilir. Örneğin gerekli sürenin tamamlanmış olması, hakkında olumsuz iyi hâl değerlendirmesi bulunan hükümlünün kendiliğinden serbest bırakılacağı anlamına gelmez. Benzer şekilde olumlu davranışlar, kanunun açıkça öngördüğü infaz süresinin tamamen ortadan kaldırılmasını sağlamaz.
İyi Hâl Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?
İyi hâl, hükümlünün yalnızca disiplin cezası almamış olmasıyla sınırlı değildir. Ceza infaz kurumunun idare ve gözlem kurulu, hükümlünün kurum düzenine uyumunu, iyileştirme programlarına katılımını, eğitim faaliyetlerini, diğer kişilerle ilişkilerini ve yeniden suç işleme riskini değerlendirir. Kanunun 89. maddesi uyarınca hükümlüler en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.
Olumsuz değerlendirmeler gerekçeli olmalıdır. Hükümlünün belirli bir programa katılmaması veya geçmişte disiplin yaptırımı alması, olayın bütün koşulları incelenmeden otomatik ret gerekçesi olarak ele alınmamalıdır. Kararın dayandığı somut tespitler önem taşır. Olumsuz iyi hâl değerlendirmelerine karşı ilgili mevzuat çerçevesinde infaz hâkimliğine başvuru yapılabilir.
Koşullu Salıverilme Süreleri Nasıl Belirlenir?
Koşullu salıverilme süreleri, hükmedilen hapis cezasına uygulanacak infaz oranı üzerinden belirlenir. Genel kural, süreli hapis cezasının yarısının infaz edilmesidir. Bununla birlikte bazı suçlar için üçte iki veya dörtte üç oranları uygulanır. Müebbet hapis cezalarında ise belirli yıl esasına dayanan ayrı hükümler bulunur.
| İnfaz rejimi | Temel koşullu salıverilme ölçütü | Açıklama |
|---|---|---|
| Genel süreli hapis | 1/2 | Özel düzenleme bulunmayan cezalar için temel oran |
| Kanunda belirtilen bazı suçlar | 2/3 | Suçun niteliğine göre uygulanan daha yüksek oran |
| Belirli özel suç ve infaz rejimleri | 3/4 | Özel hükümler ve tekerrür durumları dikkate alınır |
| Müebbet hapis | 24 yıl | Genel rejimde infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre |
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis | 30 yıl | Genel rejimde geçerli olup özel istisnalar bulunur |
Tablodaki oranlar bütün mahkûmiyetler için değişmez kurallar değildir. Örneğin örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, belirli cinsel suçlar ve mükerrirlere ilişkin düzenlemeler farklı hesaplamalar gerektirebilir. Birden fazla mahkûmiyetin bulunduğu dosyalarda cezaların toplanması ve uygulanacak üst sınırlar ayrıca değerlendirilir.
Hangi Suçlarda Daha Yüksek İnfaz Oranı Uygulanır?
5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinde kasten öldürme, belirli ağırlaşmış yaralama, işkence, eziyet ve özel hayatın gizliliğine ilişkin bazı suçlar bakımından üçte iki oranı öngörülmüştür. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlarda da özel hükümler vardır.
Türk Ceza Kanunu'nun 188. maddesindeki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ile belirli nitelikli cinsel suçlarda 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesi kapsamında dörtte üç oranı gündeme gelebilir. Çocuk hükümlüler, suçun işlendiği tarih ve ilgili özel hükümler farklı sonuç doğurabileceğinden yalnızca suçun günlük hayattaki adı üzerinden infaz oranı seçilmesi doğru değildir.
Tekerrür Koşullu Salıverilme Süresini Nasıl Etkiler?
Tekerrür, kanuni koşulları gerçekleşen önceki mahkûmiyet nedeniyle sonraki suç açısından mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasıdır. İlk defa tekerrür hükümlerinin uygulandığı süreli hapis cezalarında genel olarak üçte iki oranı esas alınır. Suç için daha yüksek bir oran öngörülmüşse ilgili özel oran uygulanır.
2025 yılında yapılan değişiklikle ikinci defa tekerrür hâlinde koşullu salıverilme imkânı belirli koşullarla yeniden düzenlenmiştir. Süreli hapis cezalarında ikinci defa tekerrür bakımından dörtte üç oranı uygulanır. Önceki mahkûmiyetlerin niteliği, kesinleşme ve infaz bilgileri ile hükümde tekerrür uygulamasının bulunup bulunmadığı bu değerlendirmede belirleyicidir.
Koşullu Salıverilme Tarihi Hesaplama Nasıl Yapılır?
Koşullu salıverilme tarihi hesaplama işleminde önce kesinleşmiş hapis cezası ve uygulanacak infaz oranı belirlenir. Ardından infaza başlangıç, mahsup edilecek süreler, varsa diğer mahkûmiyetler ve özel infaz hükümleri dikkate alınır. Hesaplamanın resmî karşılığı, Cumhuriyet başsavcılığının infaz işlemleri kapsamında düzenlenen müddetnamedir.
Hesaplama için izlenen temel sıra şöyledir:
- Kesinleşmiş mahkûmiyet kararındaki hapis cezası ve suç tarihi tespit edilir.
- Suçun niteliğine göre uygulanacak koşullu salıverilme oranı belirlenir.
- Tekerrür, birden fazla ceza ve özel infaz hükümleri incelenir.
- Tutukluluk gibi cezadan mahsup edilmesi gereken süreler hesaplanır.
- İnfaza başlama ve koşullu salıverilmeye esas süre takvim üzerinden değerlendirilir.
- Denetimli serbestlikten yararlanma koşulları ayrıca kontrol edilir.
Örneğin özel infaz hükmü bulunmayan sekiz yıllık bir hapis cezasında genel yarı oranı uygulandığında koşullu salıverilmeye esas süre dört yıldır. Aynı cezada üçte iki oranının uygulanması hâlinde teorik süre beş yıl dört ay, dörtte üç oranında ise altı yıldır. Bunlar yalnızca oranların etkisini açıklayan örneklerdir. Gerçek takvim tarihi, mahsup ve diğer infaz işlemleri gerçekleştirilmeden kesinleştirilemez.

Müddetname Üzerindeki Tarihler Ne Anlama Gelir?
Müddetname, hapis cezasının infaz hesabını gösteren resmî belgedir. Bu belgede yer alan koşullu salıverilme tarihi ile hak ederek tahliye tarihi aynı kavramı ifade etmez. Hak ederek tahliye tarihi, cezanın tamamının infaz edilmiş sayılacağı tarihi gösterir. Koşullu salıverilme ise bu tarihten önce, kanunda öngörülen şartlarla ceza infaz kurumundan ayrılma imkânı sağlayabilir.
Denetimli serbestliğe ayrılma tarihi de ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle hükümlünün fiziken ceza infaz kurumundan çıktığı gün, koşullu salıverilme kararı aldığı gün ve cezasının tamamen infaz edilmiş sayıldığı gün farklı olabilir. Müddetnamede hesap hatası bulunduğu düşünülüyorsa ilgili infaz işleminin incelenmesi talep edilebilir.
Koşullu Salıverilme ile Denetimli Serbestlik Arasındaki Farklar
Koşullu salıverilme ile denetimli serbestlik arasındaki farklar, özellikle cezaevinden çıkış tarihinin belirlenmesinde önem kazanır. Koşullu salıverilme, cezanın belirli bölümünün infazından sonra kalan sürenin koşullu biçimde geçirilmesidir. 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik ise koşullu salıverilme tarihinden önceki ceza bölümünün kurum dışında infaz edilmesine olanak tanır.
| Karşılaştırma | Koşullu salıverilme | 105/A kapsamında denetimli serbestlik |
|---|---|---|
| Hukuki dayanak | 5275 sayılı Kanun madde 107 | 5275 sayılı Kanun madde 105/A |
| Uygulama dönemi | Koşullu salıverilme tarihinden itibaren | Koşullu salıverilme tarihinden önce |
| Temel amaç | Cezanın kalan bölümünü koşullu geçirmek | Cezanın bir bölümünü toplum içinde infaz etmek |
| Yükümlülükler | İnfaz hâkimi tarafından belirlenebilir | Denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenen plan uygulanır |
| İhlalin etkisi | Koşullu salıverilme geri alınabilir | Ceza infaz kurumuna gönderilme gündeme gelebilir |
Genel kurala göre açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlikten yararlanabilir. Özel geçici düzenlemeler ve belirli hükümlü grupları için farklı süreler öngörülmüştür.
4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme, ilgili suçlar bakımından denetimli serbestlikten yararlanmak için koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin ve her durumda en az beş günün ceza infaz kurumunda geçirilmesini şart koşmuştur. Kanunun geçici 11. maddesi gereğince bu yeni koşul, yürürlüğe girmeden önce işlenen suçlara uygulanmaz.
2025 Yılındaki İnfaz Düzenlemesi Kimleri Etkiler?
11. Yargı Paketi kapsamında kabul edilen 7571 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen belirli suçlar bakımından açık ceza infaz kurumuna ve denetimli serbestliğe üç yıl daha erken ayrılma imkânını genişletmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen düzenleme, her hükümlüye koşulsuz üç yıllık ceza indirimi sağlamaz.
Terör ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kanunda belirtilen bazı nitelikli kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve deprem nedeniyle yapıların yıkılması veya hasar görmesi sonucu meydana gelen öldürme suçları bu özel uygulamanın dışında tutulmuştur. Düzenleme esas olarak açık kuruma ve denetimli serbestliğe ayrılma zamanını etkiler. Koşullu salıverilme oranını kendiliğinden değiştirmez.
Koşullu Salıverilme Kararını Kim Verir?
Koşullu salıverilme kararını infaz hâkimliği verir. İlgili tarihe yaklaşan hükümlü hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından gerekçeli bir rapor hazırlanır. Raporda hükümlünün infaz sürecindeki davranışları ve koşullu salıverilmeye uygunluğu değerlendirilir. Dosya, infaz işlemlerinin yürütüldüğü yer infaz hâkimliğine gönderilir.
İnfaz hâkimi raporu uygun bulursa dosya üzerinden koşullu salıverilme kararı verebilir. Raporu uygun bulmaması durumunda kararında gerekçesini açıklaması gerekir. Kararlara karşı kanunda öngörülen itiraz yolu açıktır.
Koşullu salıverilmede temel işlem, infaz dosyasının resmî makamlar tarafından değerlendirilmesidir. Bununla birlikte hükümlü veya müdafii, sürenin dolduğunu düşündüğünde dosyadaki hesaplamanın ve iyi hâl değerlendirmesinin incelenmesini talep edebilir. 105/A kapsamındaki denetimli serbestlik başvurusu ise koşullu salıverilmeden farklı olarak hükümlünün talebine dayanan ayrı bir süreçtir.
Koşullu Salıverilme Sonrası Denetim Nasıl Uygulanır?
Koşullu salıverilen hükümlü, denetim süresi boyunca cezasını toplum içinde geçirmeye devam eder. 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre denetim süresi, ilgili hükümlere göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre esas alınarak belirlenir. Süreli hapis cezalarında bu dönem, hak ederek tahliye tarihini aşamaz.
Denetim süresi ile hükümlüye aktif olarak yüklenen denetimli serbestlik tedbirlerinin süresi birbirinden ayrılmalıdır. Kanun, infaz hâkimine iki yılı geçmemek üzere belirli yükümlülükler uygulanmasına karar verme yetkisi tanır. Bu nedenle koşullu salıverilmiş her hükümlünün denetim süresinin tamamında aynı yoğunlukta kontrol altında bulunacağı söylenemez.
Denetim Süresinde Hangi Yükümlülükler Bulunabilir?
Hükümlünün kişisel durumu, riskleri ve topluma uyum ihtiyacı dikkate alınarak farklı tedbirler belirlenebilir. Bunlar arasında belirli bölgelerde denetim altında bulunma, bazı yerlere gitmeme ve uygun programlara katılma yükümlülükleri yer alır.
- Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme yükümlülüğü.
- Denetim ve gözetim altında bulunma.
- Eğitim veya iyileştirme programlarına katılma.
- Görevlendirilmiş uzman kişinin rehberlik çalışmalarına uyma.
- Kararda belirtilen diğer hukuka uygun yükümlülükleri yerine getirme.
İnfaz hâkimi, hükümlünün kişiliğini ve toplumla bütünleşme sürecini dikkate alarak denetimin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmesine de karar verebilir. Daha önce belirlenmiş yükümlülüklerin kaldırılması mümkündür. Dolayısıyla koşullu salıverilme, herkes için zorunlu imza verme veya elektronik izleme uygulaması anlamına gelmez.
Koşullu Salıverilme Süresinde Suç İşleme Ne Gibi Sonuçlar Doğurur?
Koşullu salıverilme süresinde suç işleme, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde salıverilme kararının geri alınmasına neden olabilir. 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesi, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlenmesini geri alma nedenleri arasında düzenler.
Ancak yeni bir suç işlendiği yönündeki ihbar veya soruşturmanın başlaması, tek başına koşullu salıverilme kararının kesin olarak geri alınması anlamına gelmez. Yeni suç nedeniyle mahkûmiyetin oluşması ve yasal şartların değerlendirilmesi gerekir. Suçun işlendiği tarih özellikle önemlidir. Denetim süresi bittikten sonra işlenen fiil, kural olarak önceki koşullu salıverilmenin ihlali olarak değerlendirilmez.
Koşullu salıverilme kararı geri alındığında, yeni kasıtlı suçun işlendiği tarihten itibaren ve hak ederek tahliye tarihini aşmamak kaydıyla, sonraki her suç için verilen hapis cezasının iki katına karşılık gelen sürenin önceki ceza kapsamında aynen infazı gündeme gelir. Yeni suçtan verilen cezanın infazı ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle geri alma işlemi basitçe kalan cezanın tamamının her durumda cezaevinde geçirileceği biçiminde açıklanamaz.
Kararın geri alınması sonrasında aynı mahkûmiyet hükmünün infazı bakımından yeniden koşullu salıverilme kararı verilmez. Bu sonuç, ihlalin hükümlü açısından ciddi bir hukuki etki doğurmasına neden olur.
Yükümlülüklere Uyulmaması Durumunda Ne Olur?
Koşullu salıverilen hükümlünün kendisine yüklenen yükümlülüklere uymaması da geri alma nedeni olabilir. Ancak kanun, bu durumda infaz hâkiminin uyarısına rağmen yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesini arar. Dolayısıyla her gecikme veya tek seferlik aksaklık otomatik olarak geri alma sonucunu doğurmaz.
Yükümlülük ihlali nedeniyle karar geri alındığında ceza infaz kurumunda aynen çektirilecek süre, ihlalin niteliğine göre belirlenir. Bu süre yükümlülüğe aykırılık tarihi ile hak ederek tahliye tarihi arasındaki süreyi aşamaz. Geri alma kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilir.
Hangi Durumlarda Koşullu Salıverilme Uygulanmaz?
Koşullu salıverilme genel bir infaz kurumu olmakla birlikte kanunda açık istisnalar bulunmaktadır. Özellikle devletin güvenliğine, anayasal düzene ve millî savunmaya karşı belirli suçların örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmaması öngörülmüştür.
Burada daha yüksek infaz oranına tabi olmak ile koşullu salıverilmeden tamamen yararlanamamak birbirinden farklıdır. Belirli ağır suçlardan mahkûm olan kişiler, özel oranlara ve şartlara tabi olmakla birlikte koşullu salıverilme imkânına sahip olabilir. Bu nedenle yalnızca suçun ağır olması veya uzun süreli hapis cezası verilmesi, koşullu salıverilmenin bütünüyle yasaklandığını göstermez.
Çocuk Hükümlüler İçin Özel Düzenleme Var mı?
Çocuk hükümlüler bakımından yaş ve suç türüne bağlı ayrı hükümler bulunmaktadır. 2026 yılında 7593 sayılı Kanun ile değiştirilen 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin beşinci fıkrasında, belirli suçlar hariç olmak üzere hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir günün koşullu salıverilme hesabında iki gün sayılması düzenlenmiştir. Değişiklik Türkiye Büyük Millet Meclisinin kabul ettiği kanun kapsamında yapılmıştır.
Kasten öldürme, kanunda belirtilen cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları bu özel hesaplama hükmünün istisnaları arasındadır. Çocuk hükümlülerin infaz hesaplarında suç tarihi, yaş ve uygulanacak geçiş hükümleri birlikte incelenmelidir.
Koşullu Salıverilme Tarihinde Tahliye Kesin midir?
Müddetnamede belirtilen koşullu salıverilme tarihi, hükümlünün gerekli şartları taşıması durumunda salıverilmenin değerlendirileceği tarihi ifade eder. İyi hâl koşulu ve infaz hâkimliği kararı tamamlanmadan bu tarihin kesin ve koşulsuz tahliye garantisi olduğu söylenemez.
Birden fazla cezanın bulunması, sonradan kesinleşen mahkûmiyetler, mahsup işlemleri veya koşullu salıverilmenin geri alınması gibi durumlar infaz hesabını değiştirebilir. Ayrıca açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve denetimli serbestlikten yararlanma şartları, koşullu salıverilme koşullarından ayrı değerlendirilir.
Hükümlünün tahliye sürecini kontrol ederken mahkûmiyet kararını, müddetnameyi, iyi hâl değerlendirmesini ve varsa infaz hâkimliği kararlarını birlikte incelemesi gerekir. İnternet üzerinden yapılan hesaplamalar yalnızca ön değerlendirme sağlayabilir. İnfaz dosyasına dayanmayan bir hesaplama, resmî tahliye tarihi yerine geçmez.
Denetim Süresi Tamamlandığında Ne Olur?
Koşullu salıverilme sonrasında belirlenen denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirilirse, 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesi uyarınca ceza infaz edilmiş sayılır. Böylece önceki mahkûmiyete ilişkin koşullu salıverilme süreci tamamlanmış olur.
Bu durum mahkûmiyet hükmünün kendiliğinden ortadan kalkması veya adli sicil kaydının otomatik olarak silinmesi anlamına gelmez. Adli sicil, arşiv kaydı ve mahkûmiyetin belirli haklar üzerindeki etkileri ayrı mevzuat hükümlerine tabidir.
Mükerrirlere özgü infaz rejiminde cezanın tamamlanmasından sonra devam eden ayrıca belirlenmiş denetim tedbirleri de bulunabilir. Bu nedenle koşullu salıverilme denetiminin sona ermesiyle bütün hukuki yükümlülüklerin mutlaka aynı gün ortadan kalktığı varsayılmamalıdır. Hükümlünün hangi tarihte hangi yükümlülüğünün bittiği, infaz hâkimliği kararları ve ilgili denetim kayıtları üzerinden değerlendirilmelidir.
Hazırlayan: Hakname Editör Ekibi Yayın: 2 Kasım 2026 Nasıl hazırlıyoruz?
Bu sayfa genel bilgi verir, hukuki danışmanlık değildir. Süre, yetkili merci ve harç gibi bilgiler değişebilir; işlem yapmadan önce yürürlükteki mevzuatı ve ilgili kurumu kontrol edin, gerekirse bir avukata danışın.