Hak düşürücü süre, bir hakkın kullanılması için kanunda öngörülen ve geçtiğinde hakkın kendisinin sona erdiği süredir. Hâkim bu süreyi taraflar ileri sürmese bile kendiliğinden dikkate alır; bu yönüyle zamanaşımından ayrılır.
Kanunlarda hak düşürücü süreler çoğunlukla “dava hakkı düşer” veya belirli bir sürede kullanılmazsa hakkın kaybedileceği biçiminde ifade edilir. Vatandaşın sık karşılaştığı örnekler şunlardır:
- Mirasın reddi için kural olarak ölümün öğrenilmesinden itibaren üç ay,
- Zina sebebiyle boşanma davası için öğrenmeden itibaren altı ay ve her hâlde fiilden itibaren beş yıl,
- İşe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvuru,
- Vasiyetnamenin iptali ve tenkis davalarında öğrenmeden itibaren bir yıl ile kanunda gösterilen üst süreler.
Hak düşürücü süreler kural olarak kesilmez ve durmaz; borcun ikrarı gibi zamanaşımını kesen sebepler bu süreleri etkilemez. Kanunun açıkça öngördüğü istisnalar saklıdır; örneğin dava şartı arabuluculukta başvurudan son tutanağa kadar hak düşürücü süre işlemez. Süreler genellikle kısa olduğu için hakkı öğrenir öğrenmez harekete geçmek gerekir.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgi verir, hukuki danışmanlık değildir. Süre, yetkili merci ve harç gibi bilgiler değişebilir; işlem yapmadan önce yürürlükteki mevzuatı ve ilgili kurumu kontrol edin, gerekirse bir avukata danışın.