Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir işlem yapma konusunda anlaşmalarıdır. Görünürdeki işlem tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için geçersizdir; sözleşmenin yorumunda kullanılan sözcüklere değil gerçek ve ortak iradeye bakılır.
Mutlak muvazaada taraflar aslında hiçbir işlem yapmak istemez; alacaklılardan mal kaçırmak için yapılan danışıklı satış buna örnektir. Nispi muvazaada ise görünürdeki işlemin arkasında başka bir gizli işlem vardır; bağış yapılırken tapuda satış gösterilmesi gibi. Gizli işlem ancak kendi şekil şartlarını taşıyorsa geçerli olabilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan türü muris muvazaasıdır. Mirasbırakan, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla taşınmazını tapuda satış gibi gösterip aslında bağışlarsa, miras hakkı zedelenen mirasçılar mirasbırakanın ölümünden sonra tapu iptali ve tescil davası açabilir. Yargıtay'ın içtihadı birleştirme kararıyla kabul edilen bu yaklaşımda satış görünümündeki işlem muvazaalı, gizli bağış ise resmî şekilde yapılmadığı için geçersiz sayılır.
Yargıtay uygulamasında muris muvazaasına dayalı davalar zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi tutulmaz. Borçlu ise yazılı borç tanımasına güvenerek alacağı kazanan üçüncü kişiye karşı muvazaa savunmasında bulunamaz.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgi verir, hukuki danışmanlık değildir. Süre, yetkili merci ve harç gibi bilgiler değişebilir; işlem yapmadan önce yürürlükteki mevzuatı ve ilgili kurumu kontrol edin, gerekirse bir avukata danışın.