Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer eşten onun mali gücü oranında istediği nafakadır. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz.
Türk Medeni Kanununun 175. maddesi bu nafakanın “süresiz olarak” istenebileceğini düzenlemektedir. Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla bu ibareyi iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve iptalin 30 Haziran 2027'de yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Bu tarihe kadar mevcut hüküm yürürlükte kalır; nafakanın süresine ilişkin yapılacak yasal düzenlemenin takip edilmesi gerekir.
İrat biçimindeki yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların mali durumları değişirse veya hakkaniyet gerektirirse nafakanın artırılması ya da azaltılması istenebilir. Boşanma davası sürerken ödenen tedbir nafakası ile çocuk için ödenen iştirak nafakası farklı kavramlardır.
Kaynaklar
Bu sayfa genel bilgi verir, hukuki danışmanlık değildir. Süre, yetkili merci ve harç gibi bilgiler değişebilir; işlem yapmadan önce yürürlükteki mevzuatı ve ilgili kurumu kontrol edin, gerekirse bir avukata danışın.